ESTETİK BURUN AMELİYATI VE ÇENE POZİSYONU

Türkiye’de bize başvuran hastalarda gördüğümüz en yaygın problem, kısa çene ucu ve çenenin geriye yerleşim halidir. Genel olarak hastanın çene ucu küçük kısa ve geridedir. Hastanın gıdısı varmış gibi bir algıya yol açar. Bu konumlama nedeniyle şubmental bölge daralmış gözükür. Burun yüze göre orantısız ve oldukça büyük görünür. Burun estetiği ile ilgili olarak bize başvu-ran bu hastalarda çene ameliyatı yapmadan sadece burun ameliyatı yapılırsa :

  • Burun çeneye orantılanmak suretiyle küçük yapılabilir ki bu durumda burun doğallığını kaybeder, işlevselliğini yitirmeye başlar ki nefes alma bunların en önemlisidir
  • Çene ve burun orantılanmadan doğal bir burun yapılabilir ki bu durumda hasta ameliyat olmasına karşın burnunun büyük görüntüsünü beğenmez ve ameliyatın başarısız olduğunu düşünür.

Yapılması gereken çene ucu eksikliğinin giderilmesidir. Bu ameliyat burun ameliyatı ile eş zamanlı yapılabildiği gibi, tek başına da yapılabilmektedir. Ameliyat ön görüşmesinde bilgisa-yarda profil resimleri üzerinde yapılan analizde çene ucunun ne kadar ileri alınması gerektiği ya da çenenin ne kadar uzatılacağı konusuna hasta ile beraber karar veriyoruz. Türkiye’ de bize başvuran hastalarımızın üçte birinde çene ucu küçüklüğü (mentum hipoplazı) mevcuttur.

Çene ucu estetiğinin farkında olan hastalarımızın oranı oldukça düşük, bu nedenle danışan hastalarımıza çene ucu estetiğinin önemini detaylı bir şekilde açıklamaya çalışıyoruz.

Çene ucu estetiği için uygulnan farklı metodlar vardır. Bunlar arasında:

  • Yağ enjeksiyonu: Karın, bel bölgesinden veya gıdı altından alınan yağların bir takım işlemlerden geçirildikten sonra çene ucuna enjekte edilmesi
  • Dışardan enjeksiyon maddelerinin verilmesi: Kollagen, hyaluronic asit gibi yabancı maddelerin çene ucuna enjekte edimesi şeklinde uygulanır.
  • Kıkırdak yerleştirilmesi
  • Slikon gibi çene ucu protezleri yerleştirilmesi
  • Çene kemiklerinin cerrahi müdahale ile kesilerek öne doğru ilerletilmesi.

Sıraladığımız tüm bu yöntemlerin kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır. Fakat diğerlerine göre en avantajlı method yağ enjeksiyonu ve prolen mash uygulamasıdır.

Yağ enjeksiyonu, hastanın kendi yağı ile yapılacağı için herhangi bir alerjik tepkime oluşturmayacağı gibi, verilebilecek yağ miktarı daha rahat ayarlanabileceği için büyültme işlemi istenilen ölçüde sağlanır. Yağ enjeksiyonu müdahalesinde doğal görünüm diğer alternatiflere göre daha başarılıdır.
En sık tercih ettiğim tekniklerden birisi olan prolen mash uygulamasında ise, çene ucuna içeriden bir kesi yapılarak dokuların arasında bir cep oluşması sağlanır. Bu cebe çene konturuna uygun olarak hazırlanan prolen mash konulur . Büyük bir cerrahi operasyon olmadığı için ameliyat süresi çok uzun değildir. Müdahale sonrası iyileşme süresi uzun değildir.

Kimi zaman çene ucunu biraz daha büyütmek adına ikinci bir yağ enjeksiyonu yapılabilir. Bu gibi drumlarda çene ucuna ve mandibular koturuna tek bir enjeksiyon yapılması yeterlidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Op. Dr. Bahadır Baykal'ın şahsi web sitesinden de Burun Estetiği ve Rinoplasti Hakkında Detaylı Bilgi Edinebilirsiniz.